Asıl lanet bu taçta: Biri genç yaşında öldü, diğeri uçak kazasında… Hatta biri kurşuna dizildi

DÜNYANIN EN ÜNLÜ YÜZÜĞÜ
İngiliz kraliyet ailesi üyelerinin en ünlü takısının hangisi olduğunu sorsak birçok kişinin aklına hemen o safir taşlı yüzük gelir. Yani şimdilerde Kate Middleton’ın parmağını süsleyen o iri safir taşlı yüzük. 2011 yılında, Prens William’ın ona evlenme teklif ederken parmağına taktığı o ünlü yüzük.

O YÜZÜĞÜ ÖNCE DIANA TAKMIŞTI
Aslında Kate hangi yüzüğü takarsa taksın yine bugünkü gibi dikkat çekecekti. Ama bu lacivert safir taşlı yüzüğün bu kadar ilgi çekmesinin nedeni onun yıllar önce William’ın annesi Diana tarafından kullanılmış olması. O ünlü yüzük 1981 yılında henüz veliaht prens olan Charles ile nişanlandığı gün parmağına takılmıştı. Üstelik herkesin sandığının aksine o yüzüğü Charles değil Diana kendisi seçti.

SADECE BİR NİŞAN YÜZÜĞÜ DEĞİL
Bu işin bir yanı… Bir de belki hiç akla gelmeyen başka bir özellik de var. Eğer önce Diana’nın sonra da Kate’in aileye resmen girişinin yani evliliğinin simgesi olan 12 karatlık o safir taşlı yüzük sadece bir “evlilik yüzüğü” değil. Bu noktada yüzüğün değerinden söz etmiyoruz. Bambaşka bir ayrıntı daha var. Gelin, ona bir bakalım.

MİSTİK GÜÇLERİ OLDUĞUNA İNANILAN TAŞLAR
Değerli taş uzmanı Steven Baker’a göre safir taşının bazı özellikleri var. İngiliz kraliyet ailesinin bazı üyelerinin bu taşı sevmesinin nedeni de bu. Baker’a göre çok uzun yıllar boyunca safir taşının kullanıcısına mistik güçler kattığına inanılıyor. İngiliz Express gazetesinin internet sitesine konuşan Steven Baker’ın söylediğine göre önceleri Prenses Diana’nın şimdi de Kate Middleton’ın parmağında taşıdığı yüzüğün üzerinde bulunan safir taş gerçekten göz alıcı. Ama bu kadar değil.

Baker bu konuda şunları söyledi: “Kraliyet takıları, Orta Çağ’dan bu yana mistik güçlere sahip olduğuna inanılan değerli taşlarla parladı. Temel olarak safir taşının, sadakat ve bağlılığı güçlendirmenin yanı sıra finansal duruma istikrar getirdiği düşünülür. Batıl inançlara sahip olan Kraliçe Victoria da evlendiği gün safir bir takı taşımıştı.” Her ne kadar Victoria’nın tahta çıktığı dönemde bu tür batıl inanışlar günlük hayatta çok yoğun bir yer kaplasa da İngiliz kraliyet ailesinin bazı üyeleri bunlardan bazılarını sonraki yıllarda da hep göz önünde bulundurdu.

BAZI TAKILARI ÖZELLİKLE KULLANMIYORLAR: Bir başka mücevher şirketinin kurucusu olan Raissa Bailey de kraliyet ailesi üyelerinin bazı mücevherleri sık sık kullandığını buna karşın bazılarını kullanmama konusunda günümüzde bile belli ayrıntılara dikkat ettiklerini söyledi. Bailey “Yakutlar uzun zamandır, korumayla, safir taşlı takılar sadakat ve bağlılıkla, zümrüt ise refahla ilişkilendirilir” diye konuştu.

‘UĞURSUZ’ TAŞLARIN EN ÜNLÜSÜ
Peki İngiliz kraliyet ailesinin bazı üyeler tarafından kullanılan ama uğursuz olduğuna inanılan bazı taşlardan günümüzde de uzak durduğunu biliyor musunuz? Bunlar arasında en ünlüsü Koh-i Noor (Işık Dağı) adlı elmas. Hindistan başta olmak üzere birçok ülkenin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü bu elmas, geçmişte kraliyet ailesi üyeleri tarafından kullanıldı. Ama o taşla ilgili rivayete göre “kullanan kişi uğursuzluktan kurtulamayacak.” Nitekim bu taşı kullanan bazı aile üyelerinin başına gelenler, bu konuda en inanmayanları bile etkileyecek türden.

Işık Dağı elmasını kullanan Kraliçe Victoria, Kraliçe Alexandra ve Kraliçe Mary çocuklarından birini ya da kocalarını erken kaybetti. 2. Elizabeth ise bu tacın Hindistan ile İngiltere arasında sorunlara yol açtığını ileri sürerek kullanmayı reddetti.

O TACI KULLANANIN YÜZÜ GÜLMEDİ: ASIL LANETLİ TAÇ BU! 
En ünlüsü Işık Dağı elması olsa da İngiliz kraliyet ailesinde uğursuz olduğuna inanılan bir başka takı daha var. Victoria’nın kocası Prens Albert’in döneminde kullanılan Çilek Yapraklı Taç! Prens Albert, kızı Prenses Alice’in Grand Duke Louis ile evlenmesinden önce ona düğün hediyesi olarak bu tacı tasarladı. Fakat kızının düğününden önce öldü.

Bu taç Prenses Alice’de iyi şans getirmedi. Babasının ölümünden 17 yıl sonra bu tacı Darmstadt’a giderken yanında götürdü ve orada difteriden öldü. Alice, hastalığı kızı Marie’den kapmıştı. Hem kızı hem de kendisi difteriye teslim oldu. Osırada Alice henüz 35 yaşındaydı. Onun ölümünün ardından oğlu Friedrich de hemofili nedeniyle beş yıl sonra öldü.

Alice’in ölümünden sonra en büyük oğlu Prens Ernest o tacı aldı. Fakat o taç ona ve karısına da kötü şans getirdi. Bir erkek çocukları ölü doğdu. Kızları da tifo nedeniyle öldü. Ernst karısının ölümünden sonra bir kez daha evlendi. Çilek Yapraklı Taç ondan sonra oğlu George’a miras kaldı. O da yıllar sonra Kraliçe’nin kocası Prens Philip’in kız kardeşi Cecilie ile evlendi. Taç da Cecilie’nin oldu. Fakat o da bir uçak kazasında hayatını kaybetti. O sırada hamileydi. Ama enteresan bir şey oldu. Uçağın enkazı arasında o lanetli taç sapasağlam bulundu. O kazada Cecilie ile George’un çocukları da öldü. Daha da ilginci Çecilie uçağa binerken hamileydi ama enkazda yeni doğan ve daha ismi bile olmayan bebeğinin cesedi de bulundu.

Kullananlara uğursuzluk getirdiğine inanılan Çilek Yapraklı Taç, Prenses Alice’in oğlu Louis’ye de şanssızlık getirdi. Louis, kızı Elizabeth’i tifo nedeniyle kaybetti.

RUS DEVRİMİ SONRASI HEPSİ KURŞUNA DİZİLDİ
Bu çilek yapraklı tacı kullananlardan biri de Rus İmparatoriçesi Alexandra Feodorova Romanova oldu. Yani son Rus Çarı Nikolai’nin karısı. Alexandra, 1918 yılında Rus devrimi sırasında tüm ailesiyle birlikte kurşuna dizilerek öldürüldü. Alexandra ile İngiliz kraliyet ailesinin ne ilgisi olduğunu merak ediyorsanız, Prenses Alice’in kızı olduğunu hemen söyleyelim. Yani son Rus Çariçesi İngiltere Kraliçesi Victoria’nın torunuydu.

İNCİ TANELERİ GÖZYAŞLARINI SİMGELİYOR
İngiliz kraliyet ailesinde belli takılar ve taşlar mümkün olduğunca kullanılmıyor. Ama bazıları da özellikle bazı özel dönemlerde mutlaka kullanılıyor. Bunlar arasında en ünlüsü inciler. Hatırlarsanız, Kraliçe 2. Elizabeth’in cenaze töreninde ailenin bütün kadınları inci takılar takmıştı. Küpeler, gerdanlıklar, kolyeler, bileklikler. Yani inci içeren takılar. Bunun da geçmişe uzanan bir nedeni var. Geleneği başlatan kişi Kraliçe Victroria. Onun zamanından beri de inciler, sevilen kişinin kaybının ardından dökülen gözyaşlarını simgeliyor.

KRALİÇE’Yİ İNCİLERLE UĞURLADILAR
Yas takıları geleneği özellikle de siyah giysileri inci takılarla tamamlamak, Kraliçe Victoria dönemine kadar uzanan bir gelenek. Victoria’nın hayatında 1861 yılı çok acı ve önemli bir dönüm noktası. O yıl kocası Prens Albert’i kaybetmesi Victoria için büyük bir acı oldu. Kraliçe Victoria, öylesine büyük bir yasa büründü ki tam 40 yıl boyunca sadece siyah kıyafetler giydi. Bu siyah giysilerini de her bir tanesi bir gözyaşı damlasını temsil eden beyaz incilerle tamamladı. Bu da zaman içinde İngiliz kraliyet ailesi için bir gelenek haline geldi. Elbette bu geleneğe sıkı sıkıya uyanlardan biri de Kraliçe 2. Elizabeth oldu. Farklı koşullarda ve ortamlarda da inci takılar kullanan Kraliçe, kendi ailesinde başlayan bu geleneği hep uyguladı.

İşte Kraliçe Victoria’dan başlayan bu gelenek uyarınca İngiliz kraliyet ailesinin çok sayıda kadın üyesi de 2. Elizabeth’e saygılarını sunmak için yas süresince inci takı kullandı. Bazıları cenaze töreninde de bu geleneği sürdürdü, bazıları Kraliçe’ye onun koleksiyonundan seçilen başka takılarla “selam” gönderdi.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir